Eski Diziler Geri Dönüyor
”Televizyon dünyasına her geçen gün yepyeni diziler başlamakta ve bunların herbiri özgün içerikleri, muhteşem oyuncu kadroları ve kurguları ile göz kamaştırıyor.” Başlayan bir yazı yazmayı inanın çok isterdim ancak durum hiçte öyle değil. yepyeni yerli diziler ile 10 sene öncesine geri döndük. Televizyonda bir kanalda eski bölümlerini izleyebildiğimiz dizilerin birde yetmiyormuş gibi yeni bölümleri karşımıza çıkmaya başladı. Türk Malı dizisi tekrardan tüm kalitesi ile geri geldi. Üstüne bu yetmez gibi bir de Çocuklar Duymasın Tekrar yayına başladı. Mahallenin Muhtarları, Akasya Durağı gibi eski diziler tekrar gündemde.
Bir zamanların en popüler komedi dizilerinin tekrar sırayla gündeme gelmesi ve yayına başlayanlarının olması aslında manidar. Komedi dizilerinin özellikle seçilmesi içinden geçtiğimiz dönemle alakalı olabilir mi? sorusu akla hemen geliyor. Çevremizde yaşanan şavaş, Darbe girişimi ve ekonomik sıkıntılar hepimizde bir sinir bozukluğuna sebep oldu sanırım. Bunların üzerine dram ya da gerçek yaşam kesitleri ile dolu diziler yayına başlasa hepimiz paramparça olabiliz. Bunun yerine sosyal sinyallerin bolca kullanılabileceği, daha önce tutmuş ve alıştırılmış formatları tekrar komedi kazanında sunmak en kolay ve maliyetsiz çözüm olarak durmakta.
Çocuklar Duymasın
Aslında hiç bitmemişti. Hep yayındaydı. Hiç aklımızdan çıkmamıştı. Havuç, Haluk, Meltem ve Çaycı Hüseyin hep karşımızdaydı. Sürekli verilen tekrarları ile hiç unutmamıştık ki. Belkide yayın akışlarını doldurmaya yarayan en önemli yerli dizilerden biri Çocuklar Duymasın dizisidir. Yayınlandığı dönemde de şimdide inşaat işlerinin çok karlı ve gerekli bir iş olduğunu, ofis hayatının ne kadar güzel ve eğlenceli olduğunu, akşamları evde mutlaka birlikte ve salonda yemek yendiğini ve mutlaka bu yemeklerin evdeki görevli tarafından en az üç çeşit ve bol etli yapıldığını bizlere anlatıyorlar. Şimdi ise bahçeli müstakil ev yerine minimum 20 katlı bir evde oturmanın çok daha güzel olduğu bize anlatılıyor. Düşünün bahçeli mustaki bir eviniz var. Bu evin bahçesinde oturmak yerine 25. kattaki balkonunuzda oturmanız çok daha güzelmiş.
Üstüne üstlük kadına şiddet yanlısı bir adamın sürekli bağırması yetmiyormuş gibi yanına birde annesini koymaları ve bu şiddete onunda destek olması çok örnek bir davranış. bir dominant kadının iki çocuğuna sınav baskısı yapmasının haklı taraflarının anlatıldığı senaryoda bu sınava girecek çocukların otobüse binmeleride çok yanlış bir şeymiş gibi lanse ediliyor.
Hadi bakalım gelelim dizinin sosyal mesajlarına; öncelikle inşaat her zamankinden daha karlı bir sektör. Az katlı evleri yıkıp çok katlı evler yapmalıyız. Bu evlerde mutlaka herşey akıllı olmalı. Kentsel dönüşüm karlı bir meseledir. Tüm kadınlar her gün şık olmak adına evde bile topuklu ayakkabı giymek zorundadır. Erkeklerin evde şık olma şartı ise kot ve kareli gömlek giyme şartı vardır. Otobüsler çok kötü yerlerdir. Otobüse binebilmek için deli olmak gerekir. Her sağlıklı insan detox yapar. Sınavlara çok çalışmak gerekir. Kadına bağırmak güzel birşeydir. Kadın bu eziyete razı gelmeli ve kabullenmelidir. Bir kadına kaynanası ne yaparsa yapsın sesi çıkmamalıdır.
Bunları komedi yapıyoruz biz. Herşey biraz gülümsemek adına yapılıyor şeklinde savunsalar bile, tüm bunlar durup dururken verilen mesajlar olamaz. Her biri bu ülkenin içinden geçtiği değişimin birer parçası olarak karşımıza çıkabilir.
Türk Malı
Durup dururken hiçte özlememişken karşımızda yine o dizi. Kurgusu, senaryosu yine aynı savunmalar ile basit komedi unsurları ile bel altı vuruşlar ile bizleri güldürmeye çalışıyor. Yine zengin bir ev ve muhit ile karşımıza çıkan dizi, bu mahallede yaşanabilecek türlü türlü şakaları bizlere sunuyor. Tabi ki bizim tüm sitelerimizde yan komşumuzun piyanosu var ve tabi ki hepimiz evlerimizi iç mimarlara tasarlattırıyor sonrada o tasarımla hava atıyoruz. Biz bahçe partileri yapmadan haftayı sonlandıramayan site sakinleriyiz. Tüm bunları yaparken daha önce yaşadığımız hayatı da bu sitelere taşımadan yapamayanlardanız.
Gerçek bu değil tabi ki. Biz tamam site hayatına tam adapte olamadık. Tamam şehirlerde hala tam anlamı ile yaşayamıyoruz ama bu kadar da değil. Zaten bu kadar zengin de değiliz, bu kadar cahil de.
Diğer Diziler
Karşımıza nice böyle diziler atacaklar. Tabi ki bu iki karşımıza atılan örnek bize en az uyan örnekti ve acımadan yine örnek olması için önümüze attılar. Gelelim diğer dizilere. Mahallenin muhtarları bizden bir diziydi. O kadroyu tekrar dizide oynatmak ne kadar zor olsa da yapılabilirse iyi olabilir. En azından eski mahalle kültürünü görmemiz ve biraz daha özlememize yardımcı olur. Gidip tekrar yapıyoruz diyerek yepyeni bir kadro ile yapacaklar ise tutmayabilir. Çünkü belki de o kadrodaydı o samimiyet. Aynı durum Akasya Durağı için de geçerli nasıl olacak bilemem ama çok zor. Nasıl tekrar Bizimkiler’i çekemezseniz bence Akasya Durağını, Çiçek Taksiyi, Mahallenin Muhtarlarını da çekemezsiniz. Samimi diziler de çok önemli oyuncuları öyle rollere özleşleştirdik ki yerlerine kimse ama kimse geçemez.
Hadi kolay gelsin o zaman. Bu diziler tekrar çekilerek birçok insana tekrar ekmek kapısı açtı. Geri kalanı aslında fasa fiso. Tüm teknik kadroya ve bu işin tüm emekçilerine kolay gelsin dileklerimle.